Kayılar ve Osmancık
Halkı Kayı boyundan gelir; Kayı Boyu bu güzergahtan Batı'ya geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Gazi Osmancık lakabı ile Osmancık'ta doğmuştur. Şehrin adı buradan gelir.
Osmancıklı Sadrazamlar
Osmancıklı İmamzade Halil Paşa (1406-1413), Osmancıklı Danişmendoğlu Koca Mehmet Nizamüddin Paşa (1429-1438) ve Baltacı Mehmet Paşa Osmancık'lıdır.
Tarihi Eserler
Osmancık'ın batısında Ardıç Köyü sınırları içerisinde bulunan Çalınkaya, veya Evliya Çelebi Seyahatnamesinde adı Sarmaşıkkaya diye geçen kayanın üzerindeki "Kesikyol" görülmeye değer bir tarihi eserdir.
Kızılırmak bu kayanın dibinden akarken Romalılar döneminde kayadan kesme olarak yol açılmıştır. Bu gün halen kullanılabilir durumda olmasına rağmen kayanın dibinden ırmak geçmediği için kullanılmamaktadır.
Koyunbaba köprüsü, 1484 yılında yaptırılmış olup, kalesi ve diğer tarihi eserleri ile gezip görülmeye değer başka bir yerdir.Osmancık'ta Koyunbaba Türbesi diğer tarihi mekanlardan bir tanesidir.
Osmancık'ta Sarpınkavak Köyü civarında "MAŞATLIK" yani tarihi Ermeni mezarları vardır.
Truva Savaşı'nın meşhur kahramanı Akhilleus'un (Aşil) mezarının Osmancık merkez yerleşim bölgesi sınırları içindeki Adatepe'de olduğu iddia edilir.
Osmancık Kalesi
Osmancık Kalesi'nin eski adı Eflanos Kalesi'dir. Eflanos, Aflan, Kaplan anlamındadır. Osmancık Tabii Kalesi ilk defa Aflan adında Turani bir Türk tarafından içersi şehir olarak inşa ettirilmiş bir Türk eseridir. Bizans İmparatorluğu zamanında bu kalaye Eflanos Kalesi denilmiştir. Kale şehrin merkezinde yerden yüksekliği 70 metre civarında inşa edilmiştir.
Çorum'un 468/1075 yılı Haziran ve Temmuz aylarında altı gün altı gece süren savaşlarda fethinden sonra Osmancık Kalesi yaklaşık 468 / 1075 Ağustos - Eylül aylarında Danişmentli Hükümdar Melik Danişmend Ahmet Gazi'nin emriyle komutanlarından Ebü'l-Meali Osman B. Ebiye 5000 kişilik bir kuvvetle Çankırı Fatihi Karatekin ile birlikte Osmancık Kalesini ele geçirmişlerdir.

Osmancık Kalesi

Osmancık Kalesi

Osmancık Kalesi
İmaret Camisi
Osmanlık ilçesi, Güney Mahallesi’nde bulunan İmaret Camisi’ni Sultan II.Beyazıt’ın Başveziri Koca Mehmet Paşa 1430-1431’de yaptırmıştır. Aşıkpaşazade Tarihinde Mehmet Paşa’nın Osmancık’da bir imaret yaptırdığını belirtmiştir. Caminin giriş kapısı üzerindeki iki satırlı sülüs yazılı kitabesinden Koca Mehmet Paşa’nın bu camiyi imaret olarak yaptırdığı yazılıdır.Bu caminin yanında medrese,kütüphane bulunduğu kaynaklardan öğreniliyorsa da bunlar günümüze ulaşamamıştır.
İmaret Camisi, Erken Osmanlı mimarisindeki yan mekanlı, zaviyeli veya ters T plan tipinde yapılmıştır. Bu plan tipinin geliştirilmiş bir örneğidir. Anıtsal ve özgünlüğünü koruyan, mermer söveli stalaktit dizili giriş kapısından sonra birbirini art arda izleyen iki kubbeli bir mekana girilmektedir. Girişteki mekanın yanında yine üzerleri kubbeli iki yan mekan bulunmaktadır. Giriş kapısı tek parça ceviz ağacından yapılmış olup geometrik geçmeler ve Rumilerle bezenmiştir.

İmaret Camii
Akşemseddin Mesçit ve Medresesi
Osmancık’ta, Akşemseddin XV.yüzyılda mescit ve medreseyi bir arada yaptırmıştır. Medresenin günümüze yalnızca dershane bölümü ulaşabilmiştir. Dershanenin üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüş olup kesme taştan yapılmıştır. Yanındaki iki medrese odası mescit olarak kullanılmaktadır.
İlçenin Tarihi Geçmişi
Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerini batıya bağlayan yol üzerinde bulunan Osmancık 1075 yılında Türk egemenliğine girmiştir. Bu tarihten sonra Oğuzların Alayunt'lu boyundan Sorgun Oymağı Beyi Şerafettin Osman Gazi bölgeye emir olarak atanınca, kendi oymağının adını buraya vermiş ve kentin Eflanos olan ismi Sorgun olarak da anılmıştır. Şerafettin Osman Gazi Osmancık'ta oturmuş, buradan İskilip , Hacıhamza ve Çorum havalisini yönetmiştir. 1177 yılında Danişment'lilerin yıkılmasından sonra Osmancık, Anadolu Selçuklu Devleti' nin yönetimine geçmiştir. 1423 yılında Amasya'ya , 1596 yılında Çorum Sancağına, 1864 yılında yeniden Amasya' ya bağlanmış, 1924 yılında Çorum İli' nin ilçesi olmuştur.
Koyun Baba Köprüsü
Çorum, Osmancık ilçe merkezinde, Kızılırmak Nehri üzerinde bulunan Koyun Baba Köprüsü Sultan II.Beyazıt zamanında yapılmıştır. Köprünün yapımına l484’de başlanmış ve l489’da tamamlanmıştır. Köprünün karşısındaki kalede duvarına bitişik, Arapça köprü kitabesi bulunmaktadır:
”Yardımından dolayı Allah’a Hamd ve doğru yolun kılavuzu Muhammed ve onun yüce ailesine ve halkı doğru yola yönelten ashabına salat olsun. Dünya, ibret sahiplerinin nazarında hayır ve geçit köprüsüdür. Yaratıklar için sürekli hayat ve sevinç imkansızdır. Ne mutlu o başlangıç ve sonu düşünen kimseye ki, ahiret yolcuğuna devir için sevap edine. Sürüp giden sadaka ise, ne güzel sevaptır. Sadır ola bu yüce emir, bütün ülkelerde sürekli geçerli olsun. Ulu, adaletli, bilgin sultan ve yiğit, yüce hakan, milletlerin yönetimini elinde tutan, Arap ve acem sultanlarının sultanı, gazi ve mücahitlerin efendisi, kafir ve müşrikleri kahreden, krallar sultanı ve denizler hakanı, ihsan ve kudret sahibi Allah’ın desteklediği “Sultan Ebül-Fetih Beyazıt bin Mehmet Han” Allah onun saltanatını gece ve gündüzler birbirini izledikçe sürdürsün. Kıyamet gününde sevaba ermek, üzerinden geçenlere ibret olmak, umum tarafından faydalanılmak amacıyla sürekli bir hayır olan bu değerli köprünün sağlam olarak yapılmasını emreyledi. Bu hayırlı eserin tesisi, 889 senesinin Şaban ayında başlandı ve 894 senesinde tamam oldu”.
Köprü ismini Anadolu’nun tanınmış velilerinden Koyun Baba’dan almıştır. Koyun Baba ile ilgili yörede yaygın bir söylenti vardır. Koyun Baba bir gün Kargıya gitmiş, oradaki bir çeşmenin yanında otururken yaşlı bir kadın elindeki su güğümü ile gelerek su doldurmaya başlamıştır. Bunu gören Koyun Baba senin oğlun yok mu? Suyu neden sen taşıyorsun diye sormuştur. Kadın, vardı ama öldü diye soruyu yanıtlamıştır. Bunun üzerine Koyun Baba iki çocuğun olursa birini bana verirmişsin diye sormuştur. Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir. Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır. Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir. Ama bu çocuklardan biri benim olacak diye sözlerine eklemiştir. Kadın elmayı almış evinde kocası ile beraber yedikten bir süre sonra hamile kalmış ve iki oğlan çocuk doğurmuştur. Bundan sonra hemen Koyun Baba’ya gitmişler; Koyun Baba’da çocuklardan birine Ahmet diğerine de Mehmet ismini takmış ve Ahmet’i alarak kendisine kardeş edinmiştir. Bu çocuğa Koyun Baba’nın kardeşi olduğu için Ahi Baba denilmiştir.
Koyun Baba Köprüsü’nün yapılması ile ilgili bir başka öykü daha bulunmaktadır. Buna göre; Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşı’na giderken Koyun Baba’ya uğramış, Onun hayır duasını almak istemiştir. Savaş dönüşünde vezirini göndererek Koyun Baba’nın bir dileği olup olmadığını sordurmuştur. Koyun Baba’da eğer hayır yapmak istiyorsan Kızılırmak üzerine bir köprü yaptır demiştir. Ancak köprü yapılmadan Fatih Sultan Mehmet ölmüştür. Babasının ölüm haberini alan Beyazıt Osmancık’a geldiğinde Koyun Baba’yı görmüş ve kendisini karşıya geçirmesini istemiştir. Koyun Baba’da olur ama buraya bir köprü yaparsan demiştir. O zaman gözlerini kapa demiştir. Şehzade Beyazıt gözlerini kapamış, açtığında da kendisini İstanbul’da bulmuştur. Bundan sonra da köprüyü yaptırmıştır.
Koyun Baba Köprüsü kaleye yakın yerinde ayağın karşısında kitabesi bulunmaktadır. Köprü 250 m. uzunluğunda, 7.50 m. genişliğindedir. Yöresel sarı renkte dikdörtgen blok taşlardan yapılmıştır. Sivriye yakın yuvarlak kemerli 19 gözden meydana gelmiştir. Ancak bunlardan 15’i görülebilmektedir. En yüksek gözün yüksekliği de 25 m.dir.

Koyunbaba Köprüsü

Koyunbaba köprüsü
Koyun Baba Türbesi
Osmancık İlçe merkezinde bulunan ve Osmanlı padişahlarından Sultan II. Beyazıt zamanında 1469 tarihinde yaptırılan türbe, yüksekçe bir tepe üzerinde kurulmuştur. Evliya Çelebi’ye göre türbe alanında cami, yemekhane, ziyafet odası, konuk evleri ve kurşun kaplı bir türbe yaptırılmıştır. Ancak, türbe dışındaki yapıların bugün temelleri kalmıştır. Türbenin çift kanatlı, derin oyma tekniği ile işlenmiş ahşap kapısı bugün Çorum Müzesi’nde korunmaktadır. Türbe 1989 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

Koyunbaba Türbesi

Koyunbaba Türbesi

Koyunbaba Türbesi
|